Üzülme bebeğim, bu çağımızın hastalığı...
Elekçi gibi geziyoruz ama bırak çıkacak, kesmeye adam bulamıyoruz!
Ezik gibi sosyal paylaşım sitelerinden koca arıyoruz, arkadaşlarımızın Facebook arkadaşlarına bakıyoruz, bu bana uyar mi diye tüm profilini inceliyoruz...
Ögrenmeden hangi okula gittiğini, işini, arkadaş listesini, hangi event'lere katıldığını, nerede check in yaptığını yanaşamıyoruz kimseye!
Bu günlerde en popüler ilişki kurma biçimi bu, twitter'da ayni TT hakkinda ayni fikri savunmak, Facebook'ta aynı event'e davet edilmek, ayni yerde check in yapmak bla bla...
Sosyal paylaşımlı ilişkiler kuruyoruz mail adresi ve şifre ile girilen.
Utanma, saklama hadiii...
Hiç mi internetten sevgilin olmadi, girip sosyal paylaşım sitelerinde ne halt ediyor diye hic mi araştırmadin, o sana anlatmadan daha etrafındaki herkes hakkında bir fikrin olmadı mi hiç?
-aaaa ! Seninki Ayşe diye birini taglemis tatil fotoğrafında!
- hıııi biliyorum ben onu, Kamil'in karısı o, Kamil'de orada aslında da, onun Twitter'ı yok!
Al işte, böyle böyle tükettik bebeğim en iştahlı kavgalarımızı!
Sonra ilişkimizin heyecaanı kalmadıaa, daha çok beklersin heyecanı, daha ilk gün bütün seceresini çıkarttın ya bebeğim sen bu adamin,anlattığı her boku biliyorsun zaten, ne diye heyecan duyacakmışsın ki?
Her zaman tutturamıyorsun di mi? Her boku doğru yazacak diye bir kural yok ya, ama araştırdım ben öyle şıptırmıştın da diyemezsin. Al sıçtın! Ağır ceza mahkemesi mi bebeğim Facebook, yeminli üyelik mi alıyorlar?
belki sadece cool görünmek için katılıyor gösterdi kendini o Boğazdaki partiye. Heee canım heee seninki zaten cool, öyle çocukça şeyler yapmaz, sen öyle san!
İşte böyle böyle ilan ettikten sonra aşkınızı sosyal paylaşım çerçevesinde, sayısız like alır ilişkiniz, ve bir gün "ayyy çok üzüldüm" diye samimiyetsiz bir yorum düşüverir natifikayşınınıza! Farkinda olmadan sinle oluverir ilişki durumunuz!
Geçmişler ola bebeğim!
Hııı evet, çocuk mu senin sevgilin, Facebook'tan ayrılacak değil ya, açmıyor mu telefonunu TÜH bak görüyor musun!!! :)))))
18 Ağustos 2012 Cumartesi
Belamızı mı arıyoruz?
Yıllardır nasil öküzlerle karsılaştığımızı anlatıp duruyoruz her sohbette. Hepimizinki birbirimizdekinden daha öküz! Asla altta kalmıyoruz konu buraya geldiginde...
- arayacağım dedi aramadı
- saatlerce bekletti, isteyim dedi
- yoğunum diyor, benimle ilgilenmiyor
- insan bi günaydın diye mesaj atmaz mı ya?
- garsona "hoooppp birader kime sesleniyorum" diye bağırdı
- arkadaslarıyla tanıstırmıyor beni
- neymis flört ediyormuşuz, flört kıçına girsin!
- seviyeli bir iliskimiz varmis, öyle seviyeliyiz ki 2 haftadir aramiyor, baya baya sadece yatıyoruz ulan!!!!
-...... Diye uzar bu en öküzü benimki olduğunu ispatlama yarışı.
Gün geliyor ve romantik bir adamla karsılaşıyoruz, peki sonra...
- yani çok kibar, kasılıyorum yanında
- beni eve bırakamadığı için vicdan azabı çekiyor hala, ben giderim canim, ölmedik daha!
- uyuyorum arkadaşım sabahın körü "günaydin" diye mesaj atılır mı?
- çok tatlısın diyip duruyor, elimi bile tutmadi, nereden anladi ki?
- azıcık suratım düşsün, sesim bozulsun, hemen iyi misin? , hava almak ister misin? Yok deve! Hep sırıtmak zorunda mıyım?
- birlikte izlememiz için bir film listesi hazırlamış, ayyy çok tatlı ama icime sinmeyen bir şey var.
İçine sinmeyen bir şey yok bebeğim sadece içine öküz kaçmış!
Hayatına giren bütün o bodozlama Kamiller, senin ilişki denen şeyin ne olduğunu unutmanı sağlayana kadar ebeni s.ktiler çünkü.
Bunca zaman biriktirdiğin ne kadar hayal kırıklığı varsa, hepsini kazıyıp yeryüzüne sek sek oynattın çünkü gelip geçen bütün öküzlere...
Her ilişkide bir anormal var ya hani, o sen oldun bebeğim geçmiş olsun!!!
Yarın cevap vermesin de mesajina gör o zaman icine sinmeyen şeyler, nasıl içine işliyor, belanı mi ariyorsun bebeğim sen, yalnız öleceksin farkında mısın?
- arayacağım dedi aramadı
- saatlerce bekletti, isteyim dedi
- yoğunum diyor, benimle ilgilenmiyor
- insan bi günaydın diye mesaj atmaz mı ya?
- garsona "hoooppp birader kime sesleniyorum" diye bağırdı
- arkadaslarıyla tanıstırmıyor beni
- neymis flört ediyormuşuz, flört kıçına girsin!
- seviyeli bir iliskimiz varmis, öyle seviyeliyiz ki 2 haftadir aramiyor, baya baya sadece yatıyoruz ulan!!!!
-...... Diye uzar bu en öküzü benimki olduğunu ispatlama yarışı.
Gün geliyor ve romantik bir adamla karsılaşıyoruz, peki sonra...
- yani çok kibar, kasılıyorum yanında
- beni eve bırakamadığı için vicdan azabı çekiyor hala, ben giderim canim, ölmedik daha!
- uyuyorum arkadaşım sabahın körü "günaydin" diye mesaj atılır mı?
- çok tatlısın diyip duruyor, elimi bile tutmadi, nereden anladi ki?
- azıcık suratım düşsün, sesim bozulsun, hemen iyi misin? , hava almak ister misin? Yok deve! Hep sırıtmak zorunda mıyım?
- birlikte izlememiz için bir film listesi hazırlamış, ayyy çok tatlı ama icime sinmeyen bir şey var.
İçine sinmeyen bir şey yok bebeğim sadece içine öküz kaçmış!
Hayatına giren bütün o bodozlama Kamiller, senin ilişki denen şeyin ne olduğunu unutmanı sağlayana kadar ebeni s.ktiler çünkü.
Bunca zaman biriktirdiğin ne kadar hayal kırıklığı varsa, hepsini kazıyıp yeryüzüne sek sek oynattın çünkü gelip geçen bütün öküzlere...
Her ilişkide bir anormal var ya hani, o sen oldun bebeğim geçmiş olsun!!!
Yarın cevap vermesin de mesajina gör o zaman icine sinmeyen şeyler, nasıl içine işliyor, belanı mi ariyorsun bebeğim sen, yalnız öleceksin farkında mısın?
9 Ağustos 2012 Perşembe
Siz Hala Platonikleştiremediklerimizden misiniz?
Çok değil 5-10 yıl geriye yolculuk yaıp, platonik aşklarınızı düşünüp, dost meclislerinizde ballandıra ballandıra anlatmayalı ne kadar oldu mürdüm eriklerim?
Hani böyle o dönem yollarını gözlediğiniz, bir çağrıyla hayat bulduğunuz, bir mesajla bütün gün titrediğiniz(hakikaden titremiştim ya la!), en ufak bir mimiğinden dost meclislerinde zibilyon mesaj çıkarttığınız platonik sevdalılarınız oldu di mi sizinde?
Benim ilk platonik aşkım babamın bir arkadaşıydı, sanırım ortaokula falan gidiyordum. Bize geldiğinde annemin beni müdürün odasından arayıp eve çağırdığı falan olmuştu. Ayyyy canım annem ya! Sayfalarca, yıllarca günlük yazdım ben ona. 10 yaş vardı aramızda, dünyalar var sanırdım :) Evlendi çocukları oldu, çok da sevimsimler... Ama ne yalan söyliyim adam hala TAŞ!
Sonra okulda sürekli arkasından gördüğüm Panasonic D 90 cep telefonu olan ve adını her dk unuttuğum bi ameleye aşık olmuştum. 3 sene platonik geberme nöbetleri geçirdikten sonra farketti sonunda. 2 senenin sonunda ağzıma sıçarak bitirdi ki buna da değinmeden geçemeyeceğim. Ne kazma, yamuk bi burnu varmış la o Kazım'ın neresini sevmiştiysem artıkın!
Yaaa işte öyle. Şimdi dost sohbetlerinde "olum ben çok salaktım...." diye başlayan tüm hatıralar bir zamanlar kendinizden geçerek sınırsız ergen depresyonlu platonik aşklarınıza değiniyor...
İşin acısı artık kimse karşılıksız sevmiyor... Gencolar bi sokuluyor birbirine, whatsup'tan mesaj atıyor senden hoşlanıyorum diye, gideri varsa bi öpüşülüyor, memişler elleniyor, haliyle avucu doldurmayınca hadi postaaa! Öbürü de buna yıkılmıyor, daha dolgun dudaklı küçük avuçlu avına bakınıyor, bir mesaj döşeniyor....
Eskidik mi yaşlanıyor muyuz, çok mu aleni AŞKlanıyoruz artık...
Siz hala platonikleştirmediklerimizden misiniz gencolar?
Hani böyle o dönem yollarını gözlediğiniz, bir çağrıyla hayat bulduğunuz, bir mesajla bütün gün titrediğiniz(hakikaden titremiştim ya la!), en ufak bir mimiğinden dost meclislerinde zibilyon mesaj çıkarttığınız platonik sevdalılarınız oldu di mi sizinde?
Benim ilk platonik aşkım babamın bir arkadaşıydı, sanırım ortaokula falan gidiyordum. Bize geldiğinde annemin beni müdürün odasından arayıp eve çağırdığı falan olmuştu. Ayyyy canım annem ya! Sayfalarca, yıllarca günlük yazdım ben ona. 10 yaş vardı aramızda, dünyalar var sanırdım :) Evlendi çocukları oldu, çok da sevimsimler... Ama ne yalan söyliyim adam hala TAŞ!
Sonra okulda sürekli arkasından gördüğüm Panasonic D 90 cep telefonu olan ve adını her dk unuttuğum bi ameleye aşık olmuştum. 3 sene platonik geberme nöbetleri geçirdikten sonra farketti sonunda. 2 senenin sonunda ağzıma sıçarak bitirdi ki buna da değinmeden geçemeyeceğim. Ne kazma, yamuk bi burnu varmış la o Kazım'ın neresini sevmiştiysem artıkın!
Yaaa işte öyle. Şimdi dost sohbetlerinde "olum ben çok salaktım...." diye başlayan tüm hatıralar bir zamanlar kendinizden geçerek sınırsız ergen depresyonlu platonik aşklarınıza değiniyor...
İşin acısı artık kimse karşılıksız sevmiyor... Gencolar bi sokuluyor birbirine, whatsup'tan mesaj atıyor senden hoşlanıyorum diye, gideri varsa bi öpüşülüyor, memişler elleniyor, haliyle avucu doldurmayınca hadi postaaa! Öbürü de buna yıkılmıyor, daha dolgun dudaklı küçük avuçlu avına bakınıyor, bir mesaj döşeniyor....
Eskidik mi yaşlanıyor muyuz, çok mu aleni AŞKlanıyoruz artık...
Siz hala platonikleştirmediklerimizden misiniz gencolar?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)