9 Ağustos 2012 Perşembe

Siz Hala Platonikleştiremediklerimizden misiniz?

Çok değil 5-10 yıl geriye yolculuk yaıp, platonik aşklarınızı düşünüp, dost meclislerinizde ballandıra ballandıra anlatmayalı ne kadar oldu mürdüm eriklerim?

Hani böyle o dönem yollarını gözlediğiniz, bir çağrıyla hayat bulduğunuz, bir mesajla bütün gün titrediğiniz(hakikaden titremiştim ya la!), en ufak bir mimiğinden dost meclislerinde zibilyon mesaj çıkarttığınız platonik sevdalılarınız oldu di mi sizinde?

Benim ilk platonik aşkım babamın bir arkadaşıydı, sanırım ortaokula falan gidiyordum. Bize geldiğinde annemin beni müdürün odasından arayıp eve çağırdığı falan olmuştu. Ayyyy canım annem ya! Sayfalarca, yıllarca günlük yazdım ben ona. 10 yaş vardı aramızda, dünyalar var sanırdım :) Evlendi çocukları oldu, çok da sevimsimler... Ama ne yalan söyliyim adam hala TAŞ!

Sonra okulda sürekli arkasından gördüğüm Panasonic D 90 cep telefonu olan ve adını her dk unuttuğum bi ameleye aşık olmuştum. 3 sene platonik geberme nöbetleri geçirdikten sonra farketti sonunda. 2 senenin sonunda ağzıma sıçarak bitirdi ki buna da değinmeden geçemeyeceğim. Ne kazma, yamuk bi burnu varmış la o Kazım'ın neresini sevmiştiysem artıkın!

Yaaa işte öyle. Şimdi dost sohbetlerinde "olum ben çok salaktım...." diye başlayan tüm hatıralar bir zamanlar kendinizden geçerek sınırsız ergen depresyonlu platonik aşklarınıza değiniyor...

İşin acısı artık kimse karşılıksız sevmiyor... Gencolar bi sokuluyor birbirine, whatsup'tan mesaj atıyor senden hoşlanıyorum diye, gideri varsa bi öpüşülüyor, memişler elleniyor, haliyle avucu doldurmayınca hadi postaaa! Öbürü de buna yıkılmıyor, daha dolgun dudaklı küçük avuçlu avına bakınıyor, bir mesaj döşeniyor....

Eskidik mi yaşlanıyor muyuz, çok mu aleni AŞKlanıyoruz artık...
Siz hala platonikleştirmediklerimizden misiniz gencolar?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder